Archive for: Kasım 22nd, 2012

BASINA VE KAMUOYUNA

BASINA VE KAMUOYUNA

Silikozis hastalarına Özürlüler Yasası çerçevesinde aylık bağlayan yasal düzenleme 25 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe girmişti.

Bu yasanın silikozis hastalarına tanıdığı haklardan yararlanmak için koyduğu üç aylık başvuru süresi 24 Mayıs 2011 tarihinde sona erdi.

Bu vesileyle kamuoyuna bazı konuları açıklama gereği duyuyoruz:

Bu üç aylık sürede aylık gelir ve yeşil karttan yararlanmak üzere SGK Merkezlerine ve İl Müdürlüklerine kaç başvuru yapıldığını bilmiyoruz.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından bu sayıyı kısa sürede kamuoyuna açıklamasını bekliyoruz.

Yasal düzenleme aşamasında ve yasa çıktığında da belirttiğimiz gibi, insan sağlığına ilişkin bir hakkın kullanılmasının süreye tabi tutulması, en başta Anayasanın 5. maddesinde yer alan “Devletin Temel Amaç ve Görevleri”ne aykırıdır. Keza Anayasanın eşitlik ilkesi ve 56. maddesinde yer alan Sağlık Hizmetleri ile ilgili maddeye de aykırıdır.

Her ne kadar yasada 3 aylık süre sınırlaması bulunsa da Silikozis hastalığının ortaya çıkışı, teşhis edilmesi ve seyri düşünüldüğünde, bu süre tahdidinin bilimsel olmadığı da açıktır.

Kaldı ki, devlet, başvuru süresini kısıtlamakla, “aylık gelir” ve “yeşil kart” haklarını silikozis hastalarına lütfetmiş gibi davranmaktadır.

Oysa artık herkes biliyor ki, kot işçileri, devlet o ölüm atölyelerine izin verdiği, göz yumduğu için SİLİKOZİS hastalığına yakalandılar.

Yani devlet, bu yasal düzenleme ile çok ağır bir kusurunu, çok ağır bir insan hakkı ihlalini -yetersiz de olsa- telafi etmekten başka bir şey yapmamıştır.

Üstelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı -tüm ısrarlı taleplerimize rağmen- bu haklardan tüm silikozis hastalarının yararlanabilmesi için en küçük bir duyuru, tanıtım, çağrı kampanyası düzenlememiştir.

Devletin kendi kusurunu telafi ederken karşısındaki hasta ve mağdur insanlara süre tahdidi koymasını ve o süreyi sessiz sedasız geçirmeye çabalamasını takdirinize bırakıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine götürülen “üç aylık süre kısıtlaması”nın iptal edileceğine inanıyoruz.

Ama iptal edilmese bile, üç ay gibi sağlık açısından izahı imkansız bir sınırlama kabul edilemeyeceğinden yasada belirtilen üç aylık süreye bağlı olmaksızın sosyal güvenlik haklarından yararlanabilmeleri esas olan kot, cam, metal kumlama ya da hangi sektörde çalışmış olursa olsun, silikozis şüphesi taşıyan tüm hastaların/işçilerin, hak kaybı yaşamamaları için Komitemize başvurmasını bekliyoruz.

Önümüzdeki dönemde meslek hastalığından kaynaklı iş gücü kaybı yaşayan tüm işçilerin 5510 sayılı yasa kapsamında sosyal güvenceye kavuşması için mücadelemize kaldığımız yerden devam edeceğimizi duyuruyoruz.

Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi

Özürlü Maaşı Değil, İş Göremezlik Gelirimizi İstiyoruz!

Silikozis hastası kot kumlama işçileri, aileleri ve destekçilerinin iki yılı aşkın zamandır sürdürdüğü mücadele sonucunda hükümet adım atmak zorunda kaldı. Bugünlerde meclis’te plan ve bütçe görüşmeleri kapsamında ele alınacak, silikozis hastası kot kumlama işçilerinin sosyal güvenlik haklarına ilişkin bir düzenlemeyi de kapsayan bir torba yasa çıkarılması gündemde.

Kot işçilerinin talebi basit: sigortası olup olmadığına bakılmaksızın, ilgili hakem hastanelerce silikozis hastalığına yakalandığı tespit edilen tüm hastaların, hastalıklarının ağırlıkları oranında sosyal güvenlik haklarından yararlanmaları için 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile 506 sayılı sosyal sigortalar kanunu’nda gerekli düzenleme gerçekleştirilmelidir. Meslek hastalıkları hastanelerinden silikozis raporu alan işçilere iş göremez gelirinin bağlanması için, işçinin çalıştığını ispat yükümlülüğü kaldırılmalıdır. Çünkü silikozis yüzde yüz bir meslek hastalığıdır; mesleksel maruziyet dışında oluşamaz.

Çalışma bakanı’nın “hasta işçilerin çilesine son veriyoruz” dediği torba yasa yeni hak vermiyor, aksine umutlarımızı yıkarak bizleri yok ediyor!

Önerilen düzenlemede silikozis hastaları, yoksul özürlülerin yararlandığı 2022 sayılı kanun’a dâhil ediliyor. Böylece, kot işçileri maluliyet haklarından çok daha geride olan “özürlü” kategorisine dâhil ediliyor ve 100–300 tl’lik özürlü maaşını alınabilmesi için var olan yasada gerek koşulan “yoksul” ibaresine “silikozis hastalığı” ibaresi ekleniyor. Ancak, zaten hasta kot işçileri kaybettikleri işgüçlerinin sonucu olarak düştükleri yoksulluk nedeniyle bu yasal haktan faydalanabiliyorlar.

İşte, bu yüzden 20 aralık’ta yatağımız, yorganımız, oksijen tüplerimizle ankara’dayız. Hükümete bir çift sözümüz var: “sadakaya razı değiliz, hakkımızı istiyoruz!”

Tarih : 20 Aralık 2010 Pazartesi
Saat : 11:00
Yer : Petrol iş Sendikası Ankara Şubesi (Adakule sokak no:6 Kızılay)

Kot Kumlama İşçileri Hayatlarını Teker Teker Kaybediyor

Mehmet Şah Yalçın 25 Şubat 2011 günü aramızdan ayrıldı. Mehmet Şah 31 yaşındaydı. Üç yıl Güngören’de bir atölyede kot kumlama işinde sigortasız olarak çalıştı.

Hastalandığında önce tüberküloz sanılarak tedavi edilmeye çalışılmış. Kot kumlamaya bağlı silikozis olduğu anlaşıldığında ise artık hastalığı iyice ilerlemiş aşamadaydı. 2008 yılından beri oksijene bağlı olarak yaşamını sürdürüyordu. Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde hayatını kaybetti.

Bu ölümler acımasızca, insanlık dışı koşullarda çalıştırılan işçiler için kader değildir. Bu koşullarda çalıştıran işverenlerden, koşulları denetlemeyen, bu atölyelerin varlığına izin veren, göz yuman yetkililerden hesap sorulmasını istiyoruz. Bu konuda mücadelemiz sürecektir.

Arkadaşımız yaşarken sosyal haklardan yararlanamadı. Ne yazık ki tam da Cumhurbaşkanının kot kumlama işçileri ile ilgili bir takım haklar elde edilen torba yasayı imzaladığı gün vefat etti.

Üzüntümüz sonsuzdur. Arkadaşımıza rahmet, ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz.

NOT: Cenaze 26 Şubat Cumartesi günü, öğle namazını takiben Esenler Kazım Karabekir Mahallesi Fatma Hatun Camiinden kaldırılacaktır.

KOT KUMLAMA İŞÇİLERİ DAYANIŞMA KOMİTESİ